Bugün botanik bahçesine gittik. Daha önce bowling topu ağacı adını taktığımız ağacın (daha önce fotoğrafını koymuştum - aşağıda) adının cannon ball tree olduğunu öğrendik. Bir kauçuk ağacı gördük, bizim evlerde beslediğimiz kauçuk'a hiç benzemiyordu. Bir de locust tree lafını çok görürdüm kitaplarda da anlamazdım, upuzun ve dümdüz, gemi direği gibi gövdesi olan kocaman bir ağaç olduğunu gördük. Yanındaki tabelada ağacın paratoner ile korunduğu yazıyordu. Parkın yağmur ormanı denen ama aslında pek de küçük olduğu için yağmur ormanı görme hevesimizi tamamen tatmin etmeyen kısmında paratonerli birkaç ağaç daha gördük. Ağaçlar yapraklarını göremeyeceğimiz kadar yüksek, gövdelerinin alt kısımları da birbirine öyle çok benziyor, galiba bunları birbirinden ayırd etmeyi hiç öğrenemeyeceğiz.
Ağaçlardan yere düşmüş bazı çiçeklerden başka pek çiçek yoktu. Ama Singapur'un milli çiçeği Miss Vanda Joaquim orkidesini gördük:
Tahta sırıklara bağlanmış upuzun, yapraksız, yeşil dalların tepesinde açıyorlar:
Aslında Singapur'da en yaygın çiçek begonvil. Havaalanından eve gelirken yol boyunca çit bitkisi olarak kullanıldığını farketmiştik. Daha sonra neredeyse her üst geçitte dizi dizi begonviller olduğunu gördük. Şehrin her yerinde bahçelerde, yol kenarlarında, araba parklarında varlar. Pembe, beyaz, alacalı, hatta arada turuncu, ve aynı ağaç üzerinde tutti frutti tarzı, farklı renklerde... Hemen hepsi özenle ve besbelli yıllar boyunca budanmış. Dağınık, sarmaşık gibisini sadece bir kere gördüm - o da şehirde ara ara rastladığımız orman parçalarından birinin kenarından taşıyordu. Botanik bahçesinde de ağaç gibi olanını da gördük, bonsaisini de:
Ve Yıldız'ın sorup durmasına rağmen araştırmayı hep ihmal ettiğimiz meseleyi de çözdük: begonvilin renkli kısımları çiçek değil. Ortadaki beyaz çiçeğin etrafında gördüğümüz renkli yapraklara İngilizce 'bract' deniyor. Türkçesini bulup yorum kısmına yazana ödül var!
Herkese sevgiler,
Oh be en sonunda sesinizi duydum:) Gunlerdir merakla bakıp yeni yazi gormeyince merak eder olmustum... Yıldızcım pek guzel yazmissin, senin yazilarını da artik bekliyoruz. Stu ve ben de havuzda bazen su balesi yapariz ama bizimki zarif olmaktan cok debelenme seklinde oluyor hatta Stu'nun debelenen marti dansi bile var.
YanıtlaSilBractin turkcesi "pulsu yaprak"mis. Odul kazandim mi? Bu arada tam soyadiniza uygun botanik kesifler yaptiginiz icin tebrik ediyorum sizi:) Simdiden cok ozledik, kendinize iyi bakin:))) Sevgiler:)
Eftalyam, evet, ödülü kazandın! Postanenin yolunu dün öğrendim, ilk fırsatta gidip yollayacağım. Stu ve Olişe selamlar, sevgiler,
YanıtlaSil