Bu hafta içinde birkaç kez günleri birbirine karıştırdık,
hangi günde olduğumuzu unuttuk. Besbelli birbirine benzer günler yaşamaya
başladık. Çocukların okulu haftaya başlıyor, esas o zaman tekdüze bir tempoya
oturacağız galiba.
Haftanın başı ve sonunu belirginleştiren Yıldız'ın su balesi
dersleri. Ptesi ve Cumaları ikişer saat. Yarım saatte otobüs ve tren ile
ulaştığımız bir halk havuzunda. Havuz açık (tabii olarak, ama bizim için hala
hoş bir sürpriz olmaya devam ediyor bu), olimpik bir havuz. Civarında palmiye
ağaçları ve dondurmacı şemsiyelerini andıran renklerde ama sabit şemsiyeler
var. Yıldız'la beraber gidip de kenarda oturunca kendimi tatil köyünde gibi
hissediyorum.
Aynı saatlerde antrenman yapan ileri seviyede 5 kisilik grup
var, süperler. Aynı anda suya batıyorlar, bacakları suyun dışına sütun gibi
uzanıyor, aynı tempoda makaslar, burgular yapıyorlar. (Boyu aşan havuzda
yapılıyor bütün bunlar.) Sonra suyun yüzeyine yatağa uzanır gibi uzanıp
ayakları yönünde bir gidişleri var, her seferinde nasıl olup da böyle hareket
edebildiklerine şaşıyorum. Bütün bunlar olurken sadece ayaklarını aynı anda şap
diye suya vurup ritim tuttuklarında köpük çıkıyor, diğer zamanlarda o da yok
desem? Gerçek üstü birşey. İki saat sudan çıkmadan defalarca farklı koreografiler
yapıyorlar. Yanımda bilgisayar götürmüş ve çalışıyor bile olsam arada uzun uzun
seyrediyorum. Her 2-3 dakikalık set danstan sonra alkışlamak istiyorum ama
tepelerinde kızgın kızgın bağıran, havuz merdivenine vurup çan çan ses çıkaran,
benimle aynı fikirde olmadığı pek belli olan kadından korkup alkışlayamıyorum.
Yıldız da zora gelmeyi, disiplinli çalışmayı öğrensin
istiyorum ama onun öğretmeninin bağırıp çağırmamasına da pek memnunum. Kadın
havuzun kenarında durup yapmaları gereken hareketleri pandomimle gösteriyor.
Yetmeyince en yeni öğrenci Yıldız'ı sudan çıkartıp vücuduna kendisi şekil
vererek gösteriyor. Eller, bilekler, kollar, kafa, boyun, ayaklar,
dizler... benim gibi bütün gün oturarak
çalışıp spor da yapmayan birisinin insan vücüdunun ne çok parçası olduğunu
hatırlaması için de bu antrenmanlar bir ders...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder