Havaya taktı diyebilirsiniz ama: geçen hafta havaların açtığı müjdesini verdikten hemen sonra yine bir karanlık çöktü. Bu sefer Endonezya'da yakılan tarlalardan duman geliyormuş. 'Haze' deniyor. Gazeteler orta derece kötü diye yazdılar ama (gazetelerle ilgili yazacaklarım bitmedi, birikiyor) gözle görülür, bazen de boğazla hissedilir derecedeydi. Boğaz rahatsızlıklarımıza, öksürüklerimize rağmen, haze maze de demeden evde durmadık, haftasonunda şehrin finansal merkezinin denize kavuştuğu, en yeni vitrin binaların yükseldiği Marina Bay'e uçurtma festivaline gittik.
Daha önce bizim evin yakınındaki parkta uçurtma uçurmayı besbelli hayat tarzı olarak benimsemiş adamlar görmüştük. Burada da onlardan tek tük vardı. Güneşten korunmak için yüzlerini dahi örtüyorlar. Çoğu iki iple kontrol edilen uçurtmalar uçuruyorlar. Bakınız, aşağıdaki resimde gerçek 'kiter' lara ayrılmış arazide antrenman yapıyorlar. Beşi beş ayrı uçurtmayı peşpeşe daireler çizerek döndürüyordu. Festivalin sonunda, hava karardıktan sonra, marifetlerini ışıklı uçurtmalarla sergilediler.
Bunlar da çocuk kiter'lar:
Biz de boş durmadık tabii:
Kimimiz koştuk durduk, festival hediyesi uçurtmayı birkaç adım yükseltebilmek için.
Kimimiz de uçurtmalara zarar verecekmiş gibi yapıp yürek hoplattık.
Bunlar da festivalden genel görüntüler:
En alltaki fotoğraf 'goodie bag' sırasını gösteriyor. Uuuupuzun bir sıraydı. Singapur'a geleceklere not: sıraların uzunluğuna bakıp girmekten çekinmeyin. Zaten çekinirseniz Singapur'da pek birşey yapamazsınız. Her işin başı sıra. Yazmayı sevdikleri şekilde: Q.
kızımızı ne güzel çekmişsin Özgecan.. bayıldım fotoğrafa
YanıtlaSil