Dün akşam yazlık evimize taşındık. Yerden tavana, bir cepheden diğerine uzanan pencereleri ve seramik kaplı yerleri ile evimiz tam bir yazlık ev. Koyu renk ahşap mobilyalarımız pansiyonları andırıyor. Yataklarımızı bembeyaz çarşaflarla kaplı, yatmaya hazır bulduk. Hayal kırıklığına uğratan tek şey mutfak oldu. Bir beklentim olduğundan değil de, olmadığından. Düzgün bir mutfak için gerekli şeyleri ne uzun zamanda topladığımızı unutmuşum. Aklıma ilk gelen arkadan geleceklere tencere tava taşıtmak oldu ama tabii ki bu mümkün değil. Buradan bir-iki şey alırız da nereden alırız diye düşünürken neyse bu sabah aklımıza İkea geldi. Hemen bir alınacaklar listesi oluşturmaya başladık. Oyuncaklar için kutu, kapı arkalarına askı filan da derken liste bayağı uzadı.
Akşam yemeğinde evrensel yağlı tatların buradaki isimlerini öğrendik: fry chicken, fry rice. Porsiyonların tek kişilik olmadığını öğrendik. Bu ikisi dışında aldığımız tavuklu noodle çorbası ve diğer, balıklı pirinç eriştesi yemeklerini herkes az çok beğendi. Ne yazık ki bunların Çince isimlerini öğrenmeyi unuttuk. Halbuki ısmarlamak kolay olmadı, bir dahaki sefere yine uğraşacağız.
Eve yakın bir Community Center var, orada bir lokantada yedik. Dışarıda plastik, büyük masalar dolup dolup taşıyordu. İyi bir yer olmalı dedik. Yemeği ve içecekleri farklı işletmeler satıyor. Yemek ısmarladığımız genç garson adam içecekleri başkasından alacaksınız dedi, birkaç dakika sonra yaşlıca bir kadın gelip siparişlerimizi aldı. Lokantada hiç peçete yoktu, lavaboda da sabun yoktu, hemen biraz ıslak mendil edinip yanımızda taşımaya karar verdik.
İlk alışverişimizi Çin Süpermarketi diye tarif ettikleri ShengSiong'da yaptık. Community Center'da. İki katlı, büyük bir market. Tanımadığımız meyveler, sebzeler, ne olduğunu anlamadığımız paket paket yiyecek ile dolu. Bu ilk ziyaretimizde tanıdıklarımızdan aldık ve bunların da İstanbul'dakilerden biraz farklı olduğunu gözlemledik. Kavun daha sert, muz daha tatlı, erik daha ufak...
Biraz fazla ayrıntı yazdım galiba? Birinci çoğul yazınca Yunus'un okulundan gelen haftalık raporlara benzemeye başladı? Dur bakalım, rahat ettiren bir üslup bulacağım umarım. Hitap ettiğim belirli bir kişi olmayınca yazmak garip geldi.
Bugünlük bir de şunu söyleyeyim: İnsanlar sakin, güler güzlü, konuşmaya meyilli. Sitenin kapılarında birer güvenlik görevlisi oturuyor. Marketi ararken birkaçı ile konuştuk. Community Center'da da insanlara kolayca yaklaşıp yol yordam sorabildik. Güven telkin eden bir ortam.
Yıldız da yakında yazacak umuyorum. Herkese sevgiler,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder