11 Şubat 2013 Pazartesi

Hong Kong'un Tapınakları ve Parkları


İlk New Territories denen, eski mahallelere göre çok daha az yoğun semtlerden biri Sha Tin'deki Onbin Buda Manastırı'na gittim. Trenden çıkınca yolumu bulmak için elinde çiçek taşıyan bir kadınla yanındaki adamın peşine düştüm. İyi de öyle yapmışım, çünkü galiba o yolda daha az merdiven vardı. Yolda tören yapılan başka bir tapınağın yanından geçtik. Güzel ilahiler eşliğinde yürüdük. Tapınak yeni yılın ilk günü dolayısıyla olsa gerek, ellerinde tütsülerle ve çiçeklerle bahçenin etrafındaki sunakları dolaşanlarla doluydu. Ana binanın içindeki Buda heykelcikleri ve tapınağa çıkan yoldaki merdivelerin iki yanındaki büyük heykellerin toplamı onbinden de fazlaymış galiba.




İkinci olarak, Diamond Hill tren durağı'nın yakınındaki Chi Lin Manastırı'na gittim. Hong Kong'da gördüğüm en güzel yerdi. Manastır yanıbaşında, ona bir üst geçit ile bağlı Nan Lian bahçesi ile bir bütün. Her yerde muazzam ağaçlar, bir yerlerden getirilmiş kayalar... Avlunun etrafına kaideler üzerine kayalar yerleştirmişler, altlarına da peyzaj mimarisi ile ilgili alıntılar koymuşlar. Nan Lian Bahçesi'nde ayrıca kapalı bir kaya sergisi de var.


Manastırın mimarisi Çin'deki bir tapınak örnek alınarak çizilmiş ve yapımında sarı Kanada sediri kullanılmış. Burada da kör bir ihtiyar, kızı, ve torununun peşine takılarak usule uygun gezmeye çalıştım.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder